Scroll Top

Jinekoloji

Jinekoloji Nedir?

Jinekolojik hastalarımıza tüm seçenekler bilimsel veriler ışığında hastaya detaylı anlatılmaktadır. Tedavi yöntemleri hastalarımızın yaşına, çocuk sahibi olup olmamasına, gelecekteki beklentisine hastanın kendisine, tıbbi geçmişine göre hastaya özel olmalıdır.

Her hastanın sağlık geçmişini ve ihtiyaçlarını detaylı bir şekilde değerlendirerek tedavi planı buna göre özelleştirilir. Güncel hasta protokollerine göre hasta takibi yapılmakta, gereksiz sık muayenelerden hastaları koruyucu şekilde hareket edilmektedir.

Ameliyat gerekli ise yapılacak işlemler hakkında, seçenekler konusunda detaylı bilgi verilerek hastaya özel, hastanın da söz sahibi olduğu tedavi protokolleri belirlenmektedir.

Güncel teknolojik ürünler konusunda tecrübeli olunması sayesinde, minimal invaziv teknikler ile hızlı iyileşme sağlayabilecekleri yöntemler kullanılarak ameliyat sonrası günlük yaşamlarına daha çabuk dönebilirler. Ameliyat süreciyle ilgili endişelerini azaltmak için detaylı bilgilendirme yapılır.
Hasta, kendini güvende ve kontrol altında hisseder. Modern tekniklerin sağladığı hızlı iyileşme ve minimal travma, hastanın ameliyat sonrası psikolojik durumunu da olumlu etkiler, sosyal hayata hızlı dönüşünü sağlar.

Bireyselleştirilmiş tedavi planları sunulmaktadır. Unutulmamalıdır ki hastalık yok hasta vardır.

Postoperatif takip ve destek sunulmaktadır. Ameliyat sonrası süreçte birebir ilgilenerek hastaların soruları yanıtlanır ve iyileşme süreci yakından takip edilir. Fiziksel iyileşmenin yanı sıra yaşam kalitesini artırmak için gerekli destek sağlanır, egzersiz önerileri, yaşam tarzı düzenlemeleri gibi.

Rutin Takipler;

Özellikle rutin takipler ileride büyük hastalıklardan korumak amaçlı yapılmaktadır.

Erken tanı ile hastalıkları önleyerek, ciddi sağlık sorunlarından düzenli kontroller ile korunmayı hedeflemekteyiz.
Koruyucu tedavi benimsenerek bu doğrultuda sadece kısa vadeli sağlık sorunlarını önlemekle kalmayıp, aynı zamanda uzun vadede daha sağlıklı bir yaşam sürmeyi desteklemek hedefinde olunmaktadır.

Rutin jinekolojik kontroller, sağlığınızı korumanın ve olası sorunları erken fark etmenin en etkili yoludur. Bu kontroller sırasında sağlığınızı yakından takip ederek, modern cihazlar ve bireysel takip planlarıyla daha sağlıklı bir gelecek hedeflenmektedir. Bu süreçte birebir iletişimde olup, birlikte planlanmaktadır.

Gerekli muayeneler ve rutin kontroller hastalarımıza hatırlatılarak tarafımızca planlanıyor olup, koruyucu tedavi benimsenmektedir.

Kısırlık (İnfertilite) Ne Anlama Gelir?

Üreme, insan neslinin devamını sağlayan süreçlerden bir tanesidir. Bununla birlikte bazı çiftler bebek sahibi olmayı istemelerine rağmen gebelik elde etmekte zorluk yaşayabilir ve infertilite tanısı alabilir. Dünya Sağlık Örgütü verileri incelendiğinde günümüzde 80 milyondan fazla insanın infertilite sorunu ile karşı karşıya olduğu görülebilir. İnfertilite ne demek sorusu çiftlerin uzmanlarasa yönelttiği başlıca sorulardan biridir. İnfertilite yani kısırlık 35 yaşını doldurmamış çiftlerde 1 yıl, 35 yaşın üzerindeki çiftlerde 6 ay boyunca düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen gebelik elde edilememesi durumudur.

İnfertilite ve Kısırlık İlişkisi: Temel Farklar

İnfertilite halk arasında kısırlık olarak da adlandırılır. Bununla birlikte günlük kullanımda infertilite ve kısırlık farklı çağrışımlar yapabilir. Tıp literatüründe infertilite bebek sahibi olmak istemesine rağmen çeşitli sebeplerle veya açıklanamayan bir şekilde gebelik elde edilememesi durumunu ifade eder. Kısırlık ise halk arasında sıklıkla erkekte veya kadında var olan bir üreme sistemi problemi nedeniyle bebek sahibi olamamak anlamında kullanılır.

Adet Düzensizlikleri

Kadın üreme sistemi, temel olarak yumurtalıklar tarafından salgılanan kimi hormonlarca düzenlenmektedir. Ortalama 28 günde bir, bu hormonların etkisiyle, rahmin iç yüzeyini oluşturan endometrium tabakası, olası bir gebeliğe hazırlık için kalınlaşır ve kan damarları yönünden zenginleşir. Bir gebelik olmaması halinde, bir sonraki aya yeniden hazırlanabilmek adına, o dönemin sonunda dökülür.

Endometrium , kan damarları açısından zengin bir doku olması nedeniyle yenilenmek için dökülürken bir miktar kanamaya sebep olur. İşte bu kanamaya adet veya regl (tıbbi olarak menstruasyon) adı verilir.

Adet döngüsü kanamanın 1. gününden başlayıp diğer reglkanamasının başlangıcına kadar olan süre olarak hesaplanır. Normalde her kadın, uzunluğu 21 ila 35 gün arasında değişen bir adet döngüsü yaşar. Eğer bu düzenin dışında ara kanamalar ve aşırı kanama oluyorsa bu durum adet düzensizliği olarak kabul edilir.

CİNSEL SAĞLIK

Cinsel açıdan bedensel, duygusal ve toplumsal tam iyilik hali olup, kadın-erkek, genç-yaşlı bütün insanlar için temel bir haktır.

CİNSEL SAĞLIĞI OLUMSUZ YÖNDE ETKİLEYEN DURUMLAR

  • Yaşamın her döneminde ve özellikle büyüme ve gelişme yaşlarında cinsiyet ayrımcılığı,
  • Gençlik ve yetişkinlik dönemlerinde yeterince ve doğru bilgilenmeme, bu nedenle cinselliğini doyurucu ve güvenli bir şekilde yaşayamama,
  • Hazır olduğundan, sorumluluğunu alabileceğinden ve kararından emin olmadan cinsel ilişkiye girme,
  • Korunmasız cinsel ilişkiler sonucunda HIV/AIDS, hepatit B, bel soğukluğu, frengi, klamidya gibi cinsel yolla bulaşan enfeksiyon (CYBE) etkenlerinin bulaşması, bulaşmanın farkında olmama ve/veya başka nedenlerle tedavi olmama,
  • Çok genç ya da geç yaşta ve hazır olmadan anne-baba olma,
  • CYBE, gebelikten korunma, gebelik sonlandırma, gebelik, doğum, doğum sonrası gibi durumlarda nitelikli sağlık hizmetlerinden yararlanamama.

Doğum Kontrolü

ile planlaması bireylerin ve çiftlerin istedikleri zamanda, bakabilecekleri sayıda çocuk sahibi olmalarıdır. Nüfus planlaması ve doğum kontrolü kavramlarından farklıdır.

Aile planlaması bireyler ya da eşlerin istenmeyen gebeliklerden sakınmalarına, iki doğum arasındaki süreyi düzenlemelerine yaş ve sosyoekonomik durumlarını göze alarak ne zaman ve ne kadar çocuk sahibi olacaklarına karar vermelerine, çocuğu olmayan eşlerin çocuk sahibi olmalarına yardım eden uygulamaların tümüdür, amaç sağlığı korumaktır.

Aile planlaması aile sağlığı demektir. Dünya nüfusunun son 100 yıl içerisinde hızla artması ve 1930’larda 2 milyar iken günümüzde yaklaşık 6 milyar olarak tahmin edilmesi, nüfus kontrolüne ayrı bir önem katmaktadır. Eğer nüfus artışı bu şekilde devam ederse 2200 yılında dünya nüfusu 500 milyara erişecektir.

En güvenilir doğum kontrol yöntemi ne yazık ki hala kadının uyguladığı doğum kontrol yöntemidir. Kondom ve geri çekme gibi erkeğin uyguladığı geleneksel yöntemler, ya da takvim metodu gibi yumurtlama günü hesabı yöntemleri riski oldukça yüksek yöntemlerdir.

Kadının doğum kontrol hapı kullanması (unutma olmaksızın ve doktor önerisi ile) veya rahim içi araç şu an sık kullanılan güvenilir metotlar olarak kabul edilmektedir.

HPV Nedir?

HPV (Human Papilloma Virüs) , cilt ve mukozada enfeksiyonlara neden olan ve 100’den fazla türü bulunan bir virüs grubudur. Çoğu zararsız olsa da, bazı türleri rahim ağzı, penis, vulva, boğaz ve gırtlak kanserleri gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Genellikle cinsel temasla bulaşan HPV, bazı kişilerde belirti göstermeden enfekte olabilir, bu da virüsün fark edilmeden yayılmasına neden olabilir.

HPV belirtileri arasında en yaygın görüleni, vücudun farklı bölgelerinde, özellikle genital bölgede çıkan siğillerdir. Bu siğiller, cildin yüzeyinde kabarık ya da düz yapıda oluşabilir ve genellikle ağrısızdır. Ancak bazen rahatsızlık hissi verebilirler. HPV kaynaklı siğiller, yalnızca genital bölgede değil, ağız ve boğaz çevresinde de görülebilir. Bu durum, özellikle oral temas yoluyla HPV bulaşması durumunda ortaya çıkar ve nadir de olsa ağız ve boğaz kanserlerine neden olabilen bir risk oluşturur. Siğiller her zaman görünür olmayabilir, bu da virüsün fark edilmeden yayılmasına yol açabilir.

PCOS (Polikistik Over Sendromu)

Polikistik over sendromu (PKOS), doğurganlık çağındaki kadınlarda çok yaygın görülen, yumurtalıklarında çok sayıda küçük kist, androjen seviyelerinde artış, adet döneminde düzensizlik, tüylenme, akne ve kısırlığa neden olabilen dengesiz hormon seviyeleriyle ilişkili hormon bozukluğudur. Genetik olduğu düşünülen bir yumurtlama problemidir.

Polikistik over sendromu belirtileri kist sayısına ve şiddetine bağlı olarak farklılık gösterir. PKOS tedavi edilmediği durumda birçok hastalığın oluşumuna yol açabilir. Bu yüzden kadınların her yıl düzenli olarak jinekolojik muayenelerini yaptırmaları önemlidir.

Tüp bebek merkezlerine başvuran kadınların yaklaşık %20’sinde yumurtlama problemi mevcuttur. PKOS, yumurtlama problemlerine sebep olan en önemli durumdur. Kilosu normalin üzerinde olan, tüylenmede artış ve düzensiz adet gören kadınlar Polikistik over sendromundan şüphelenmeli, bir uzmana başvurup gerekli muayene, tetkikler ve ultrason yapılarak durum açığa kavuşturulmalıdır.

PCOS (Polikistik Over Sendromu)

Polikistik over sendromu (PKOS), doğurganlık çağındaki kadınlarda çok yaygın görülen, yumurtalıklarında çok sayıda küçük kist, androjen seviyelerinde artış, adet döneminde düzensizlik, tüylenme, akne ve kısırlığa neden olabilen dengesiz hormon seviyeleriyle ilişkili hormon bozukluğudur. Genetik olduğu düşünülen bir yumurtlama problemidir.

Polikistik over sendromu belirtileri kist sayısına ve şiddetine bağlı olarak farklılık gösterir. PKOS tedavi edilmediği durumda birçok hastalığın oluşumuna yol açabilir. Bu yüzden kadınların her yıl düzenli olarak jinekolojik muayenelerini yaptırmaları önemlidir.

Tüp bebek merkezlerine başvuran kadınların yaklaşık %20’sinde yumurtlama problemi mevcuttur. PKOS, yumurtlama problemlerine sebep olan en önemli durumdur. Kilosu normalin üzerinde olan, tüylenmede artış ve düzensiz adet gören kadınlar Polikistik over sendromundan şüphelenmeli, bir uzmana başvurup gerekli muayene, tetkikler ve ultrason yapılarak durum açığa kavuşturulmalıdır.

Endometrial Polip

Endometrial polipler, rahmin iç astarında (endometrium) meydana gelen büyümelerdir. İnce bir sap veya geniş bir taban ile endometriuma bağlanırlar ve rahim içine doğru büyürler. Endometrial polipler genellikle kanserli değildir, ancak regl (menstrüasyon) veya doğurganlık sorunlarına neden olabilirler.

Endometrial polipler, endometriyal dokunun aşırı büyümesiyle oluşur. İnce bir sap veya geniş bir taban ile endometriuma bağlanırlar ve rahim içine doğru büyürler. Polipler yuvarlak veya oval olabilir ve büyüklükleri birkaç milimetreden (susam tanesi boyutunda) birkaç santimetreye (bir yumurta boyutunda) veya daha büyük olabilir. Bir veya birkaç polip mevcut olabilir. Rahim polipleri genellikle iyi huyludur (kanserli değildir), ancak regl veya çocuk sahibi olma ile ilgili sorunlara neden olabilirler.

Jinekolojik Kanserler

Kadın vücudunda görülen kanser türleri olarak tanımlanabilen jinekolojik kanserler, temelde kadın üreme organları ile ilişkilidir. Günümüzde en sık görülen jinekolojik kanser türleri, rahim, yumurtalık ve rahim ağzı kanserleridir. Erken tanının önemli olduğu her üç kanser türünde de cerrahi tedavi seçeneğinin yanı sıra kemoterapi ve radyoterapi gibi ek tedavi yöntemleri de uygulanır. 

Sık görülen bu 3 kanser türünde de tedaviye olumlu yanıt alma oranı yüksektir. 

Jinekolojik kanserlerin belirtileri yumurtalık, rahim, rahim ağzı gibi kaynaklandıkları organlara göre farklılık gösterir.  Tanı çalışmaları da etkilenen bölgeye yönelik olarak jinekolojik muayene, radyolojik tetkikler ve laboratuvar tetkikleri olarak gruplanabilir.
Tanı konduktan sonra her organın evrelemesi ve tedavi planlaması yapılır.

 

Jinekolojik Kanserlerin Risk Faktörleri Nelerdir?

Jinekolojik kanser türlerini tetikleyen pek çok faktör bulunur. 

  • Aile öyküsü, 
  • hiç doğum yapmamış olmak, 
  • cinsel yolla bulaşan hastalıklar geçirmek, 
  • kilolu olmak,
  • düzenli jinekolojik muayeneye gitmemek,
  • sigara kullanmak, kişinin kadın kanserlerine yakalanma olasılığını artıran etkenlerin bir kısmıdır.